08 Ağustos 2018 21:54

Tercihi kim yapmalı?

Uzman Psikolog Betül ÇELİK SÜZEN

Aileler ve gençlerimiz için zorlu sınav maratonu, ardından, sabır ve heyecanla puan sonuçlarını bekleyiş ve derken sırada zorlayıcı karar dönemi. ‘Zor’ oluşu bu kez sorulardan ya da belirsiz bir bekleyişten değil, tüm netliğe rağmen karar verme sürecinde yaşanan krizlerden kaynaklanmakta.

Öncelikle hepinizi gönülden kutluyorum. Karar verme aşamasına kadar gelebildiysek, iyi bir psikolojik savaştan geçtik ve hala yıkılmadık ayaktayız demektir. Kolay mesele değil bilirim. Ama sonucunu düşündüğümüzde, değdiğine olan inancım tartışılmaz. Bu nedenle öncelikle döktüğünüz bu terin, kendi hayatınızın kahramanları olmak adına olduğunu fark edin ve cebinizde saklayın. Ara ara çıkartıp okuyun. Hayatınızın buna değdiğini hatırladıkça, yükünüz hafifleyecektir.

Kabul edelim, sonuç ne olursa olsun, bizim sonucumuz: Sınav anı performansımızın, o an yapabildiklerimizin/yapamadıklarımızın ve fakat her koşulda bize ait olanın sonucu. Sahip çıkmalı, çıkarılacak dersleri almalı, kendimizi yargılamak yerine yolunda gideni de gitmeyeni de kabul edecek kadar yüzleşici olmalı ve şu an yapılabilecek olanlara odaklanmalıyız.

Yapacağımız tercihleri ‘kendi’ denizimizde bulmak önemli. ‘Ötekilerin’ sularında aranmak, bizi hırsa boğacak ve oradan hasarsız çıkma imkanımız da maalesef kalmayacaktır. Karar verirken, fikirler dinlenmeli, hedefler iyi okunmalı; ancak ne rotayı başkası belirlemeli ne de başka rotaların yarışına girilmeli. KENDİ yeteneklerimizin, performansımızın, ilgi alanlarımızın ve ideallerimizin izinde gitmeli.

Sevgili aileler, çocuklarınızın geleceği için endişenizi anlıyorum. Çok kıymetli olduklarını da kabul ediyorum. Fakat gençlerimizin, bizlerin ideallerini gerçekleştirmek, hikayelerimizi tamamlamak, projelerimizi hayata geçirmek için varolmadığını hatırlatmak isterim. İyi aile ilişkilerinin devamlılığı için elbette birlikte yapılacak beyin fırtınalarına, fikir alışverişlerine ihtiyaç vardır, ancak buralarda, dayatmaya yer yoktur. Seçenekler, öneriler sunulur, tercih ise kişisine bırakılır. Aksi halde anne baba tercihlerinizle çocuklarınızın hayal kırıklığını, yürek yakan bir yük halinde bir ömür taşımak zorunda kalabilirsiniz. Önerim, çocuğunuzu; yetenek ve ilgi alanlarıyla kabul edip, kazancını/statüsü yerine, huzurunu tercih eden, değerli olduklarını hissettirebilen ebeveynler olarak kalabilmeyi başarmanızdır.

Yaşam yolculuğunuzda aldığınız kararların yüzünüzü güldürmesi dileğiyle…