Aile Konak Hastanesi | Randevu Sistemi

Bölüm Seçiniz

Doktor Seçiniz

Tarih & Saat Seçiniz

Kişisel Bilgilerinizi Giriniz

Lütfen İlgili Alanları Doldurunuz

Lütfen İlgili Alanları Doldurunuz

16 Mayıs 2018 13:26

Yaygın Anksiyete Bozukluğu

Halk arasında genellikle "evham, kuruntu, vesvese" adıyla anılan Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB) en az 6 ay boyunca hemen hergün ortaya çıkan, birçok olay ya da etkinlik hakkında ( iş ya da okul başarısı gibi ) aşırı endişeli beklentilerinin olması, kişinin endişe ve üzüntüsünü kontrol etmede güçlük çekmesi, huzursuzluk, aşırı heyecan duyma, üzüntü, kolay yorulma, konsantrasyon bozukluğu, kas gerginliği, uyku bozukluğu gibi belirtilerin bulunması ile giden bir hastalıktır.

YAB belirtileri iki kategoriden oluşur.

  1. Yaygın hoş olmayan belirsiz bir tehlike beklentisi ve endişe ( hep kötü bir şey olacak beklentisi)
  2. Fiziksel belirtiler: kas ağrıları, baş ağrısı, sindirim sistem belirtileri ( ağız kuruluğu, kabızlık, şişkinlik, gaz, mide yanması... gibi), çarpıntı, nefes alma güçlüğü veya nefese doyamama

YAB klinik olarak tanı konması için bazı kriterler taşımaktadır;

A. En az 6 ay süreli ve birden fazla hayat olayı ile ilgili aşırı endişe ve üzüntü hali
B. Endişe hali ile başa çıkamama
C. Endişe halinin aşağıdaki bulgulardan 3'ü veya daha fazlası ile birlikteliği

  • Huzursuzluk hissi
  • Çabuk yorulma
  • Konsantrasyon güçlüğü
  • Çabuk sinirlenme, irkilme
  • Kas gerginliği
  • Uyku bozukluğu

D. Endişe halinin diğer psikiyatrik hastalıklardan kaynaklanmaması
E. Sosyal yaşamın etkilenmesi
F. Var olan yakınmaların tıbbi bir hastalığa bağlı olmaması

YAB ile ilgili çalışmalar  hastalığın 10 yıl ya da daha uzun süre devam eden epizodlarla giden kronik bir durum olduğunu göstermektedir. YAB kadınlarda, düşük gelirli kişilerde, ırksal ve etnik azınlıklarda ve orta yaştaki bireylerde daha sık görülür. YAB oldukça sık rastlanılan bir hastalıktır. Hayat boyu YAB görülme oranı  %4-7 arasındadır. 

YAB hastalığı olanlarda eşzamanlı olarak majör depresyon, panik bozukluğu, sosyal ve özgül fobiler ve travma sonrası stres bozukluğu ile görülme olasılığı yüksektir. 
 Hastalığın tanısı yapılırken tıbbi duruma bağlı hastalıkların gözden kaçırılmaması önem taşır.  Epilepsi, migren, kalp-damar hastalıkları, aritmiler, anemi,tiroid fonksiyon bozuklukları, hipoglisemi,ateşli hastalıklar,alkol ve madde yoksunluğu,B12 vit eksikliği gibi durumlar YAB'nu taklit edebilir, mevcut durumu kötüleştirebilir ve tedaviye yanıtı engelleyebilir.

YAB hastalarında tedavide en uygun yaklaşım ilaç tedavisi ve psikoterapinin kombine edilmesidir. Hastalık hastadan hastaya farklılık gösterebilir. Her hastanın tedavisi kendisine özgüdür.  Tedavinin temel hedefi hastanın uyumsuz tutumlarının farkına varıp hastalıkla baş etme stratejilerini geliştirmek, yeni beceriler elde edindirmek ve yaşam tarzında kalıcı değişimin sağlanmasıdır. Hastalığın hafif  formları sadece psikolojik müdahaleler ile tedavi edilebilir. Bu kişilerde uyku için veya belirli stresli durumlarda ara ara alınanlar hariç ilaca gerek kalmaz. İlaca karar verilirken ise hastanın günlük işlevselliğinde bozulma olup olmadığı dikkate alınmalıdır. Tedavi sonlandırıldıktan sonra hastaların %25'inde bir ay içinde, %60-80'inde ise bir yıl içinde nüks görülmektedir. Bu nedenle ilaç tedavisinin en az 6-12 ay devam edilmesi ve doz azaltılarak hastanın kişisel özellikleri ve yaşamı gözden geçirilerek azaltılarak kesilmelidir.

 

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları

Uzm.Dr.Uğur ZEREN