16 Mayıs 2018 15:57

Varislerinizden Kurtulun

Bacaklardaki toplardamar duvarlarının elastikiyetinin bozulması suretiyle kanı ileriye doğru hareket ettirememesi, taşıyıcı görevini yapamaması sonucu damarların genişleyip kese halini alması ve belirgin hale gelmesine varis adı verilir. Erişkin erkeklerin yarısında, kadınların ise üçte ikisinde değişik oranlarda varisli damarlar bulunmaktadır.Normalde atar damarlar tarafından hücrelere kadar taşınan oksijenli kan, kullanıldıktan sonra ven adı verilen toplar damarlar tarafından kalbe taşınır. Toplardamarların hepsinde olmasa da genelde bu damarlardaki kanı kalbe doğru yönlendiren ve geri kaçmasını engelleyen kapakları vardır.

Vücudun tüm yükünü taşıyan bacaklardır. Kanın yerçekimine karşı ayak parmaklarından başlayarak yukarı doğru kalbe geri dönmesi, bir nehrin tersine akması kadar zordur. Atardamarlarda kanı pompalayan kalptir. Bu görevi bacaklarda kas pompası adını verdiğimiz baldır adaleleri üstlenir. Özellikle diz altındaki baldır adaleleri yürürken kasılarak kirli kanın büyük kısmını taşıyan kaslar arasındaki iç toplar damarları sıkıştırarak kanın kalbe doğru ilerlemesini sağlarken, kapaklarda kanın geri kaçmasını engeller.

Cilt altında çeşitli büyüklüklerde kıvrılmış, uzamış solucan tarzı toplardamarların görünümü; bu özel görünümü nedeniyle varisleri tanımak kolaydır. Bazen de örümcek ağı tarzında çok küçük damar genişlemeleri şeklinde ortaya çıkabilir.

  • Bacaklarda Ağırlık Hissi; ileri derecede genişlemiş varislerde kanın bacaklarda aşırı birikmesi sonucu olur.
  • Bacakta Bölgesel Ağrılar; küçük toplardamarların gerilmesine bağlı olabilir, başka türdeki ağrılarda altta yatan başka nedenler mutlaka araştırılmalıdır (atardamar problemleri, romatizma, bel fıtığı v.s.).
  • Gece Krampları; toplardamarlardaki kirli kanın birikmesine bağlı, bazı maddelerin salınımı ve kas dokusunda yeterli temiz kanlanamama nedeniyle olduğu belirtilmektedir.
  • Bacaklarda Ödem; genelde hafif bir ödem ve şişlik olur. Gün boyu ayakta kalanlarda akşama doğru ortaya çıkar, bacaklar yukarı kaldırılınca kaybolur.
  • Bacaklarda Yanma Hissi, Kaşıntı; alerji gibi bacaklarda kırmızı döküntüler, lekeler, kaşıntılı lezyonlar olabilir.
  • Varis Kanaması; ileri derecede genişlemiş varisler hemen cilt altında olduğundan ve çok zayıf cidarlı olduklarından basit hareketlerde hatta uykuda kanama yapabilir. Farkına varılmazsa ciddi kanamalar olabilir.
  • İyileşmeyen Yaralar; bir travma, darbe sonrası yada ileri toplardamar yetersizliğinde kendiliğinden açılan yaraların, varisli bacaklarda iyileşmesi çok zor olabilir ve özel bir tedavi gerektirir.
  • Psikolojik Bozukluklar; varisin çirkin görünümü, devamlı varis çorabı giymek kişide psikolojik bozukluklara yol açabilir.

 

Varisler Büyüklükleri Ve Cilde Yakınlıklarına Göre 3 Türdür;

Büyük Varisler : Cilt altında görülen, kabarık ve parmaksı uzanım gösteren, çapları 4-15 mm arasında değişen varislerdir. Bu tür varislere sıklıkla ana yüzeyel toplardamarlarda (büyük safen ven, küçük safen ven)  kapak yetmezliği yol açar.

Orta Boy Aarisler (retiküler varisler): Ciltten hafif  kabarık ve yeşil renkli varisleridir. Çapları 2-4 mm arasında değişir. Genellikle  daha küçük bir yüzeyel toplardamardaki kapak yetmezliği sonucu oluşurlar.

Kılcal varisler (telenjektazi): Ciltten kabarık olmayan ve çapları 1-2mm den küçük olan  kırmızı-mor renkli varislerdir. Çok sayıdaki bu varisler genellikle küçük çaplı bir ya da birkaç yüzeyel toplardamardaki kapak yetmezliği sonucu oluşurlar.Varisin tedavisi temelde üç ana hedefe yönelik yapılmaktadır.

  1. Varis ve varisle ilgili şikayetlerin ortadan kaldırılması
  2. Estetik görüntünün sağlanması
  3. Nükslerin önlenmesi

Bu hedeflere yönelik olarak pek çok tedavi alternatifi bulunmaktadır. Tedavi başlıca üç grup altında incelenebilir; tıbbi tedavi, girişimsel tedavi ve cerrahi tedavi.

Tıbbi tedavi: İlaç, varis çorabı/elastik bandaj ve önerilerden oluşmaktadır. Mevcut varisin ortadan kaldırılmasından çok varisin ilerlemesine engel olmayı ve varisle ilgili şikayetleri (ağrı, şişme gibi) azaltmayı amaçlar. Kronik venöz yetmezliği olanlarda, cerrahi tedavinin uygun olmadığı hastalarda, girişimsel ve cerrahi tedaviye destek amacıyla veya koruyucu önlem olarak önerilebilir.

Girişimsel tedavi: Skleroterapi (iğne tedavisi), termokoagülasyon, ışık tedavisi (IPL) ve lazer tedavisini kapsar. Varisin tipine göre uygun yöntem seçilir. Doğrudan mevcut varislerin ortadan kaldırılmasına yönelik tedavilerdir, derin damar sistemindeki sorunları çözmez. Beraberinde tıbbi tedavi önerilir. Muayenehane koşullarında uygulanabilir. İşlem süreleri genelde 15-30 dk. arasındadır. Kremlerle yüzeyel uyuşturma sağlanarak işlem esnasında ağrı oluşması engellenir.

Cerrahi tedavi: Flebektomi, varis ameliyatı (high-ligation, stripping, pake eksizyonu), EVLT ve VNUS yöntemlerini kapsar. Varisin tipine ve yaygınlığına göre uygun seçenek tercih edilir. Beraberinde tıbbi tedavi önerilir. Flebektomi yerel uyuşturma ile muayenehane koşullarında, diğerleri yerel, genel veya belden uyuşturma ile ameliyathane koşullarında uygulanır. İşlem süreleri genelde 1-3 saat arasında değişir.

 

Tedavi Alternatiflerinden Kısaca Bahsedilecek Olursa;

Varis tedavisinde yıllardır uygulanan varis çorapları güncelliğini hala yitirmedi. Ailesinde varis bulunan ya da yukarıda belirtilen risk faktörlerini taşıyan kişilerin en azından koruyucu düzeyde, düşük basınçlı varis çorabını günlük yaşamlarında kullanmaları tavsiye edilir. (Sabah yataktan kalkmadan, ayaklar yukarı kaldırılarak dinlendirilmeli ve bu konumdayken çoraplar giyilmeli. Ancak yatarken çıkarılmalı.)

Enjeksiyon Skleroterapisi yöntemi, küçük ve orta büyüklükteki varislerde uygulanan, son yıllarda oldukça popüler olan ve ayaktan hastalara rahatlıkla uygulanabilen bir tedavi yöntemidir. Belli aralıklarla 2-4 seans yapılan tedavide, genellikle 10 dakika kadar süren seanslarda yatar pozisyondaki hastaların varisli damarlarına ince uçlu bir iğne ile sklerozan madde içeren ilaç enjekte edilmekte ve bacak bandaja alınarak hasta evine yürüyerek gidebilmektedir. Seansların bitiminden sonra belirli süre (30-45 gün)varis çorabı giyilmesi gerekmektedir. İlacın yaktığı varisli damarlar bu sürede iz bırakmadan vücut tarafından emilerek yok edilmektedir. Yaz aylarında varis çorabı giymenin zorluğu nedeniyle tedavinin diğer aylarda yapılması tavsiye edilmektedir.

Son yıllarda uygulanmaya başlayan tedavi yöntemlerinden biri olan radyofrekans termokoagülasyon (Radiofrequency Thermocoagulation-RFTC) yüksek frekanslı (4 MHz) radyo dalgalarının oluşturduğu ısı enerjisi (mikrodalga enerjisi) prensibine dayanarak çalışır. Nikel veya altın içeren ince bir iğne ile (0,075 mm kalınlığında) damar üzerine uygulanan kısa süreli ve yüksek frekanslı radyofrekans enerjisi damarda çok büyük ısı enerjisi oluşumuna neden olur. Oluşan bu ısı enerjisi damara hasar vererek ortadan kaybolmasına yol açar. Uygulama alanı çok küçük ve uygulama süresi çok kısa olduğundan damar etrafındaki dokuda hasar gelişmez. Özellikle kılcal damar varislerinin (telenjiektazi) tedavisinde çok yüksek başarı oranları ile uygulanabilmektedir.

Variste Lazer tedavisi ve fototerapi yöntemleri ancak sınırlı alanlarda verimli olabilmektedir. Her iki tedavi yöntemi de ciltte kalıcı renk değişiklikleri yapabilmektedir.

Yüzeyel toplardamarın büyük çaplı varislerinin (trunkal varisler) tedavisinde cerrahiye alternatif olarak geliştirilmiş yöntemlerdir. EVLT (Endovenous Laser Treatment, Toplardamar içi lazer tedavisi) lazer sistemi ile uygulanırken VNUS Closure (VNUS Technologies Inc.) sisteminde radyofrekans kullanılır. Her iki yöntem de uygulama amacı ve yöntemi açısından benzerdir. Damar içine verilen enerji damar duvarının hasar görmesine yol açarak varisin ortadan kalkmasını sağlar. Cerrahiye alternatif olan bu yöntem yerel anestezi ile uygulanır, cerrahiye göre işlem süresi çok kısadır, bacakta kesi açılmadığı için yara izi oluşmaz, çok büyük çaplı varislerin bile bu yöntemle ameliyatsız tedavisi mümkündür, işlem sonrası hastanede yatış gerekmez, hasta o gün günlük işlerine dönebilir, etkinliği cerrahi ile kıyaslanabilir düzeydedir. Tüm bu avantajlarından ötürü işlem artan sıklıkta uygulanmaktadır. Yöntemin en önemli dezavantajı uygulama maliyetinin oldukça yüksek olmasıdır. En sık karşılaşılan yan etkiler yok olan varis hattında sertlik, ağrı ve renk değişikliğidir. Bu yan etkiler geçici vasıfta olup kısa sürede ortadan kalkmaktadır. Yöntemin nadiren de olsa ciddi yan etkileri olabilir. En önemlisi işlem esnasında derin toplardamarın hasar görmesi ve derin toplardamarda kan pıhtılaşması, bu pıhtının yerinden koparak kalp veya akciğere parça atmasıdır.

Cerrahi tedavide ise variköz damarların kısmen ya da tamamen çıkarılması, varis pakelerinin bağlanarak devre dışı bırakılması gibi işlemler özellikle geniş çaplı varislerde başarılı sonuçlar vermektedir.

 

Varisle İlgili Öneriler

Ayakta dururken!

Uzun süre ayakta durmaktan kaçınınız. İşiniz veya hobiniz devamlı ayakta kalmanızı gerektiriyorsa devamlı aynı ayak üzerinde durmaktan sakınınız, destek ayağınızı değistiriniz.

Saatte bir 5-10 dakika hızlı yürüyüşler yapınız. Parmak uçlarınızda yükselip ininiz. Bacaklarınızda kan göllenmesini önleyiniz.

Otururken!

Uzun süre oturmaktan kaçınınız. Alçak koltuklarda oturmayınız. Otururken bacaklarınızı üst üste koymayınız.

Otururken ayaklarınızı hareket ettiriniz: ayak bileklerinizi önce saat yönünde, sonra ters yönde çeviriniz.

Ayağa kalkıp topuklarınızın üzerinde kalkınız ve tekrar basınız. Ara sıra 5-10 dakika hızlı yürüyüşler yapınız.

Sıcaklık!

Ani ısı artışı ve sıcaklık damarları genişletir. Sıcaktan uzak durunuz. Sıcak banyolardan kaçınınız.

Banyonuzu bacaklarınıza soguk suyla duş yaparak (şok) bitiriniz. Türk hamamı, kaplıca, sauna, jakuzi, buhar banyosu, sıcak çamur banyosu uygulamalarından kaçınınız. Sıcak ağda kullanmayınız. Güneşte uzun süre kalmayınız. Güneş ve kum banyosu yapmayınız.

Dinlenirken!

Bacaklarınızı uzatarak ve kaldırarak dinlendiriniz. Evinize dönünce bacaklarınızı yüksek bir yere koyup güvenli bir yere dayayınız ve 20-30 dakika dinlendiriniz. Çalışırken kendinize dinlenme fırsatları yaratınız.

Günde 3-4 defa 10-15 dakika bacaklarınızı kalbinizden yukarıda dinlendiriniz. Bacaklarınız hafif yükseltilmiş olarak uyuyunuz. Kanın geri dönüşünü kolaylaştırınız!

Seyahatlerde!

Bacaklarınızı kıvırmadan, uzatarak oturabileceğiniz yer ve araçları tercih ediniz. Uzun seyahatlerde mutlaka iki saatte bir mola veriniz. Molada yürüyüş yapınız. Uzun uçak yolculuklarında saatte bir kalkıp hareket ediniz.

Hekiminiz tavsiye ediyorsa seyahatlerde varis çorabı giyiniz.

Diyet!

Kilo almayınız ve kilonuzu normal sınırlarda tutunuz. Ayak bileklerinde şişliği önlemek için alınan tuz miktarını azaltınız. Kabız kalmayınız. Düzenli olarak lifli gıdalar, taze meyve ve bitkiler tüketiniz.

Spor!

Ilımlı kas geliştirme hareketleriyle damarlarınızı uyarınız! Bol bol yürüyüş yapınız. En iyi spor yürüme ve yüzmedir. Önerilen diğer sporlar bisiklet, dans, golf ve rüzgar sörfü'dür. Ayak kemerlerinde sürekli sarsıntı yapan hareketlerden kaçınınız. Tenis, duvar tenisi, yüksek atlama, aerobik, aletli jimnastik, halter gibi zorlu sporlar yapmayınız. Asansör yerine merdivenden çıkmayı alışkanlık edininiz.

Giyim!

Kasık ve bacağınızı sıkan dar pantolonlar, korseler, sıkı body ve streç iç çamaşırları, sıkı külotlu çoraplar, dar boğazlı çoraplar gibi giysiler ile baldırları sıkı saran çizmeler giymeyiniz. İyi duruş ve yürüyüş dengesi saglayınız. Yüksek ve düşük topuklu olmayan (3-4 cm topuklu) ayakkabılar giyiniz. Gerekirse yumuşak ortopedik ayakkabı ve tabanlık kullanınız. Kan dolaşımını engellemeyiniz!

Diğer hususlar!

Hekim önerisi olmadan hormon (doğum kontrol hapları gibi) kullanmayınız. Gebelik durumunda toplardamarlarınızı kontrol ettiriniz. Gerekirse gebeliğin son üç ayında varis çorabı kullanınız.

İlk belirtilere dikkat ediniz!

Varisli bir damarı görmezden gelmeyiniz!

Hastanemizde köpük ve ilaç skleroterapisi, radyofrekans termokoagulasyon, stripping, ligasyon ve diğer varis ameliyat yöntemleri Op. Dr. Fahri Yılmaz (Genel Cerrahi Uzmanı) tarafından yapılmaktadır.