16 Mayıs 2018 13:31

Safra Kesesi Taşları ve Tedavisi

Safra kesesi taşları kadınlarda erkeklere oranla daha fazla çok görülen, oldukça ağrılı seyredebilen bir hastalıktır. Batılı tarzda özellikle de fast food türü beslenme alışkanlıkları, safra kesesinde taş oluşumunu artırmaktadır. Safra kesesi taşı, enfeksiyona yol açmaya, safra kanalına düşerek tıkanma yaratmaya, sarılık oluşumunu tetiklemeye ve uzun dönemde safra kesesi kanserine yakalanmaya neden olabilir.

Safra Kesesi Taşları Nasıl Oluşuyor?

Tıpta safra taşları  normal veya anormal safra bileşenlerinin büyüme veya birleşme yoluyla vücutta oluşan kristal yapılardır.Kolesterol taşları genelde yeşil, ama bazen beyaz veya sarı da olabilirler. Başlıca kolesteroldan oluşurlar.Pigment taşları safrada bulunan bilirubin ve kalsiyum tuzlarından oluşan küçük koyu renk taşlardır. Safra taşlarının %20'sini oluştururlar. Pigment taşı için risk faktörleri siroz, safra yolu iltihabı ve Orak hücre anemisi gibi kalıtsal kan hücresi bozukluklarıdir. Karışık kökenli taşlarda da olabilir.

Safra Taşları Kimlerde Olur?

  • 20 - 60 yaş arasındaki kadınlarda safra taşı görülme sıklığı, erkeklere göre 3 kat daha fazladır.
  • Çok doğum yapmış kadınlarda daha sıktır.
  • Yaş ve şişmanlık görülme sıklığını artırır
  • 60 yaş üstü insanların yaklaşık %10 - %20'sinde safra taşı bulunur.

Safra Kesesi Hastalığı Olan Kişilerdeki Şikayetler Nelerdir?

  • %70-80'inde şikayet yoktur.
  • Karın sağ üst kısmında, sırta da vurabilen ağrı
  • Şişkinlik hissi
  • Gıdalara karşı tahammülsüzlük
  • Bulantı
  • Kusma

Safra taşı oluşumu başladıktan sonra taşların sayısı ve büyüklüğü artarken genellikle herhangi bir yakınmaya yol açmazlar. Büyük çoğunluğu sessiz olarak seyreden safra kesesi taşları, acil haller dışında bazı tetkikler yapılırken ya da kimi ameliyatlarda tesadüfen fark ediliyor. Ancak safra kesesi içinde bulunan ve yerçekiminin etkisiyle hareket eden taşlar, safra kesesinin çıkışını tıkayıp, olağan boşalmasını engellediği zaman belirti vermeye başlıyor. Safra taşı hastalığının seyri esnasında taşın ana safra kanalına düşmesi durumunda çok daha sorunlu bir sürece giriliyor. Tıkanma sarılığı olarak adlandırılan bu süreçte hastada karın ağrısı, sarılık, idrar rengi kırmızı veya kahverengi olması, bulantı, kusma ve bazen de ateş görülebiliyor. Eğer bu tabloya enfeksiyon da eklenirse hayatı tehdit edecek çok ciddi problemlere neden oluyor. Bu hastalığa Kolanjit adı veriyor. Kolanjit dışında ortak safra kanalına düşen bir safra taşı, pankreasın iltihabi hastalığı olan akut pankreatite de neden olabilmektedir. Bu hastalık hayatı ciddi anlamda tehlikeye sokabilir.

Tanısı Nasıl Konuyor?

Hastalığın tanısı; tipik muayene bulgularıyla beraber kan, idrar, gaita tetkikleri ve ultrasonografi (US) ile konulur. Bu tetkiklerle yüzde 100'e yakın kesin teşhise ulaşılabilir. Seyrek olarak bilgisayarlı tomografi, MRI gibi diğer görüntüleme yöntemlerine başvurulur. Ayrıca safra kanalında bulunan taşlar için ultrason dışında ERCP dediğimiz endoskopik girişimlerden hem tanı hem de tedavide yararlanılır.

En Etkin Tedavi Kapalı Yöntemle Cerrahi (Laparoskopik Kolesistektomi):

Safra kesesi taşının tek etkin tedavisi, kapalı cerrahi ile safra kesesinin alınmasıdır. Taş bulunan hastalarda safra kesesi alınmazsa enfeksiyon, taşın safra kanalına düşüp tıkanmaya neden olması, safra sarılığı gibi bazı sorunlar ortaya çıkabilir. Safra kesesi taşı çok uzun bir dönem var olan ve tedavi edilmeyen kişilerde de safra kesesi kanserine yakalanma riski, sağlıklı kişilere göre 7 kat fazladır. Safra kesesi kanserinin birçok kanser türüne göre kötü seyirli olduğu göz önüne alındığında, bu riskli durumun ortaya çıkmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. Açık yöntem artık günümüzde, bazı özel durumlar dışında terk edilmiştir. Sadece kişi kapalı yöntemle ameliyat yapmaya uygun değilse, çok büyük sıra dışı anatomik bir durumu varsa ya da safra kanalı, ana kanalla ilgili çok karmaşık girişimler gerekiyorsa, açık ameliyat tercih edilmelidir. Bunun dışındaki diğer durumlarda kapalı ameliyatlar rahatlıkla yapılabilir.

Safra kesesi ameliyatlarında altın standart olan laparoskopinin açık ameliyatlara göre hasta için çok önemli avantajları bulunmaktadır. Açık ameliyatlarda sağ kaburganın altında 10-15 cm'lik bir kesi, kozmetik olarak rahatsız edici olduğu gibi, bu kesinin iyileşmesi de zaman almaktadır. Açık ameliyatlarda fıtıklaşma riski de çok yüksektir. Hastanın ameliyat sonrası normal yaşama dönme süresi de kapalı ameliyatlara göre çok daha uzundur. Kapalı ameliyatlarda ise sabah saatlerinde ameliyat olup ertesi gün iş hayatına dönebilmek mümkündür.

Safra Kesesi Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Safra kesesi ameliyatı ister açık yapılsın ister kapalı yapılsın özellikle acil şartlarda yapıldığında bazı riskleri (komplikasyonlar) vardır. Bu komplikasyonların oranı %1-2 düzeyindedir. Bu komplikasyonlar; Yara yeri iltihabı, zatürre gibi akciğer rahatsızlıkları, idrar yolu iltihabı, damar iltihabı, kalp krizi ve safra yolu yaralanmalarıdır. Şüphesiz bunlardan en önemlisi safra yolu yaralanmasıdır. Bu durumda ameliyattan sonra sarılık veya yaradan safra gelir. Safra kanallarının yapısı (anatomisi) oldukça değişken olması ve onlarca değişik anomalilik olması nadir görülen bir durum değildir. Bunları ameliyattan önce tespit mümkün de değildir. O nedenle cerrahın tecrübesi çok önemlidir.

Bu ameliyatlar hastanemizde Genel Cerrahi doktorları tarafından başarılı  bir şekilde uygulanmaktadır

 

Genel Cerrah
Op.Dr.Fahri YILMAZ