16 Mayıs 2018 13:40

Katarakt Nedir?

Göze gelen ışınları kırarak, ağ tabakaya düşüren ve görüntünün net bir şekilde oluşmasını sağlayan yapıya göz merceği denir. Bu merceğin iki yüzü de dışa doğrudur. Esnek bir yapıda olduğundan çapı değişebilir ve böylece yakına ya da uzağa bakarken, kendi çapını ayarlayarak görüntünün net bir şekilde oluşmasını sağlar. Lens de denen bu mercek saydam bir yapıdadır. Katarakt gözün içinde bulunan bu  doğal merceğin saydamlığını kaybetmesi ve buna bağlı olarak görmenin azalması ile sonuçlanan bir göz rahatsızlığıdır. %90 ilerleyen yaşa bağlı olarak ortaya çıkar. Ama bebekler dahil her yaş grubunda görülebilir. Saydamlığını kaybeder lens opaklaşır, rengi değişir buzlu cam gibi olur ve hastanın görmesi giderek düşer. Dünyada tedavi edilebilen körlük nedenlerinin başında gelmektedir.

Kataraktın en önemli nedeni yaşlılıktır. Yaşlılık dışında, travma, diğer bazı göz cerrahileri sonrası, bazı ilaçlar ve diabet katarakta yol açtığı gibi uveit, göz tansiyonu gibi göz hastalıklarında da ikincil olarak gelişebilir. C vitamini eksikliği ve ultraviole ışınlarına maruz kalmak gibi etkenlerde katarakt gelişimini hızlandırır. Bebeklik ve çocukluk çağında da katarakt görülebilir,buna konjenital katarakt ve juvenil katarakt  ismi verilir.

Kataraktın belirtileri; görmede bulanıklaşma, renklerin matlaşması, gözlük numaralarında meydana gelen sık değişiklik, uzağı net yakını bulanık gören hastanın uzak görmesinin bozulup yakın görmesinin daha iyi hale gelmesi, gece ışık yansımalarının olması kataraktın belirtileri olarak sayılabilir.

Katarakt; yaşa bağlı katarakt lens üzerindeki obazitenin şekline göre supkapsuler katarakt kortikal katarakt nükleer katarakt ,matür katarakt gibi sınıflara ayrılmaktadır ,bu sınıflama katarakt cerrahisi için önemlidir örneğin çok bekletilerek matür vaziyetini almış bir kataraktın cerrahisi nispeten daha zor olmaktadır.

Kataraktın ilaçla tedavisi yoktur. Tek tedavisi cerrahidir. Ameliyatla saydamlığını kaybeden opaklaşmış lens alınarak hastanın tekrar iyi görmesi sağlanır.Geçmiş  yıllarda önce ameliyat sonrası hastanın gözüne mercek konmadığı için, hastalar ameliyattan sonra kalın ( yaklaşık + 10 numara ) gözlük kullanmak zorunda kalırlardı. Bugün ameliyatta hastanın gözüne mercek takılarak ameliyat sonrası çok düşük numaralı camlarla uzak ve yakını net görmesi sağlanmaktadır.Daha önceki yıllarda hastanın lensinin büyük bir kesi yapılarak bir bütün halinde çıkarıdığı ve yerine yapay lensin yerleştirildiği EKKE yöntemiyle katarakt cerrahisi yapılmaktaydı .

Günümüzde ise katarakt cerrahisi özel durumlar hariç h alk arasında lazerle katarakt ameliyatı diye bilinen FAKO yöntemi ile yapılmaktadır.. Bu yöntem de göz içerisindeki katarakt ultrasonik titreşimle çalışan bir iğne yardımıyla öğütülerek göz dışına çıkartılır. Bu ameliyata kısaca FAKO(fakoemusifikasyon) ameliyatı adı verilmektedir.Günümüzde gelişen katarakt cerrahisinde; özel durumlar dışında artık genel anestezi uygulanmamaktadır.genelde Hasta ameliyata sadece gözü uyuşturan ve 4-5 kez damlatılan damlalar ile hazırlanır. Bazı durumlarda cerrah iğne ile lokal anezteziyi tercih edebilmektedir.Fako ameliyatında gözün saydam tabakasına elmas bıçak ile 3 mm'lik bir kesi yapılarak başlar ve gözün içerisine özel bir jel verilir. Bu jel göz içi dokularını korur.Kataraktın ön kapsülünden dairesel bir parça çıkartılır. Alttaki sert çekirdek fako adındaki ultrasonik titreşim ile çalışan bir iğne ucu ile öğütülerek parçalanır ve gözün dışına çekilir.

Bu işlemden sonra kapsül ile çekirdek arasındaki yumuşak bölümler ve ön kapsül hücrelerinin temizlenmesi işlemine geçilir. Bu arada 50 mikron inceliğindeki lens kapsülünün zarar görmemesine azami özen gösterilir. Tamamen boşalıp şeffaf bir çanta haline gelmiş olan kapsülün içine yeniden jel doldurulur.Özel bir enjektör yardımı ile katlanabilir mercek gözün içine yerleştirilir. Daha sonra jel serum ile yıkanarak gözün içerisinden temizlenir. Kesi bölgesine serum verilir, böylece kesi yeri dikiş koymadan kapanmış olur. Ameliyat tamamlanmıştır.Ameliyat 15 - 30 dakikada bitmektedir.

Kataraktın teşhis edilmesi için öncelikle uzman bir göz dokturuna muayene olunması gerekir. Bu muayene sırasında kullanılan en önemli yöntem, kişinin gözüne mikroskobik olarak bakılmasıdır. Bu yöntemle ve hastanın verdiği fikirler doğrultusunda katarakt teşhisi konabilir. Ayrıca lazer ile inceleme gibi kullanılan metodlarla ameliyat sonrası hastanın ne kadar görebileceği, hekimin, kataraktın büyüklüğü hakkında ve gözün ağ tabakası hakkında bilgi edinmesini sağlayacaktır.Görme bulanıklığı hastanın günlük işlerini aksatacak seviyede ( okuma güçlüğü, televizyon izleme güçlüğü, araba kullanmada zorluk) ise katarakt ameliyatı yapılabilir. Kataraktı olan hastaların mesleki konumu, yaşı, sosyal aktivitesi, okuma alışkanlığı, entelektüel düzeyi de hasta seçiminde önem taşımaktadır.

Tedavi edilebilir en sık görme kaybı sebeplerinden olan kataraktın zamanında teşhis ve tedavisi için belirtiler görüldüğünde uzman bir göz doktoruna muayene olunmalıdır .belli bir yaştan sonra ise rutin  senelik göz muayenelerini aksatmamak kataraktın zamanında teşhisi için önemlidir. geç kalınma sonucu sertleşmiş kataraktın cerrahisi daha zorlu olmaktaktadır. Bu yüzden katarakt teşhisi konulduğunda cerrahi geciktirilmeden yapılmalıdır

 

Göz Hastalıkları 
Op.Dr.Levent Tahsin ÖZDÖKER